Mirasçılık belgesinin halk arasında adı veraset ilamıdır. Mirasçılık belgesi verilmesi (veraset ilamı) davası, yasal mirasçıların mirasçı olup olmadıklarını ve miras pay ve oranlarını tespit edebilmeleri için açtıkları davadır. Türk Medeni Kanununun 598. hükmüne göre, bir kişi öldüğünde mirası geride kalan mirasçılara geçer. Mirası hak ve sıfatını kanıtlamak için Sulh Hukuk Mahkemesine ya da Notere başvurmak suretiyle mirasçıya, mirasçılık belgesi verilir. Uygulamada veraset belgesi olarak anılan bu belgenin aksi her türlü delille ispat edilebilir yani aksi ispat oluncaya kadar geçerli kabul edilir.
Mirasçılık belgesi yasal veya atanmış mirasçıların murisin terekesi üzerinde mirasçılık sıfatı ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Bu belge mirasçıların mirasçılığına karine oluşturur. Mirasla alakalı herhangi bir işlem yapmak için mutlaka bu belgenin alınması gerekmektedir. Bu belge, mirasçıların mirası paylaşabilmesi, tapu işlemleri, banka hesaplarının devri, veraset ilamı alınması gibi işlemlerde kullanılır. Mirasçılık belgesi, eski adıyla “veraset ilamı” olarak da bilinir. Mirasçılık belgesi almak için notere ya da mahkemeye başvururken “hasım” göstermek zorunluluğu yoktur fakat alınmış bir mirasçılık belgesinin iptali veya değiştirilmesi istendiğine ilişkin davada husumetin bu belgeyi almış olana yöneltilmiş olması gerekmektedir.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir?
Mirasçılık belgesinin bir diğer adı veraset ilamıdır. Mirasçılık belgesi mirasçıların, mirasçı olduğunu ispatlayan belgeye denir. Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları tespit edilen kimselere mirasçılık sıfatlarını gösteren mirasçılık belgesi verilmektedir. Mirasçılık belgesini sulh hukuk mahkemeleri ya da noterler verebilirler. Miras hakkının doğmasının şartları arasında mirasçılık belgesinin alınması yoktur. Ancak mirasçıların üçüncü kişilere haklarını ileri sürebilmeleri adına mirasçılık belgesi almaları önemlidir.
Mirasçılık belgesi verilmesinin asıl nedeni; kimlerin mirasçı olduğunun tespit edilmesi ve mirasçıların miras paylarının belirlenmesidir. Bu nedenle mirasçılık belgesinde; kimlerin mirasçı olduğu ve pay oranları yer almaktadır. Mirasçılık belgesi kendiliğinden düzenlenmemekte olup mirasçıların başvuruda bulunması gerekmektedir. Mirasçılık belgesi almak için hem yasal mirasçılar hem de atanmış mirasçıların başvuruda bulunma hakları vardır. Mirasçıların yanı sıra miras bırakandan talepleri olan alacaklılarında mirasçılık belgesi düzenlenmesi için talepte bulunmaları mümkündür.
Mirasçılık belgesine başvurulurken bazı evrakların hazır edilmesi sürecin ivedilikle tamamlanması için önemlidir. Bu belgeler;
- Ölüm belgesi,
- Nüfus kayıt örneği,
- Nüfus cüzdanı fotokopisi,
- Talep dilekçesi şeklindedir.
Bu belgeler hazırlandıktan sonra sulh hukuk mahkemesine ya da noterliklere başvuru yapılarak mirasçılık belgesi alınması mümkündür. Noterden mirasçılık belgesi almak sulh hukuk mahkemesinden almaktan daha hızlıdır. Bu neden mirasçılar genellikle mirasçılık belgesi almak için noterliklere başvuru yolunu tercih ederler.
Ancak bazı durumlarda noterden mirasçılık belgesi almak mümkün olmayıp mutlaka sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekmektedir Bu istisnai haller aşağıdaki gibidir;
- Mirasçı ile miras bırakan arasındaki mirasçılık durumunun mirasçılık belgesi düzenlemeye yeterli olacak kadar tespit edilemediği haller,
- Yabancı kimselerin mirasçılık belgesi başvurusunda bulunması hali,
- Mirasçılık belgesinin düzenlenebilmesi için yeterli düzeyde inceleme yapılması gereken haller,
- Miras bırakan ile mirasçıdan birinin ölüm tehlikesi altında kaybolması ya da birlikte vefat etmesi gibi durumlarda ölüm olayının zamanının tespit edilememesi gibi haller.
2022 yılında Noterlik Kanununda ve HMK’da yapılan yeniliklerden sonra noterlerin ve hatta e-devlet sisteminden bile veraset ilamının alınması mümkün hale gelmiştir. E-devlet üzerinden Veraset İlamı Sorgulama https://www.turkiye.gov.tr/adalet-veraset-ilami-sorgulama linkinden yapılmaktadır.

Mirasçılık Belgesinin İptali
“Mirasçılık Belgesinin İptali” Türk hukukunda, bir veraset ilamının (mirasçılık belgesinin) hukuka veya maddi gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla iptal edilmesi için açılan davayı ifade eder. Söz konusu belgede yer alan bilgilerin hatalı olması, mirasçıların eksik ya da fazla gösterilmesi, miras paylarının yanlış hesaplanması veya benzeri sebeplerle bu belgenin iptali istenebilir. Mirasçılık belgesi, kesin hüküm niteliği taşımaz; aksi her zaman ispat edilebilir ve iptali her zaman talep edilebilir. Bu nedenle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Mirasçılık belgesinin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu, çekişmeli bir yargı davası olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri veya mirasçıların her birinin yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Davayı Hatalı mirasçılık belgesi nedeniyle hak kaybına uğradığını düşünen yasal mirasçılar veya atanmış mirasçılar bu davayı açabilir. Eğer mirasçı yoksa, Hazine de bu davayı açma hakkına sahiptir. Dava, mevcut mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen tüm kişilere karşı açılmalıdır. Bu kişiler ölmüşse, onların mirasçıları davalı olarak gösterilir. Hasımsız dava açılamaz, çünkü bu dava kesin hüküm doğurur ve tarafların hukuki durumunu etkiler.
Söz konusu dava açılabilmesi için mirasçılık belgesinde maddi veya hukuki bir hata bulunmalıdır (örneğin, mirasçı olmayan birinin mirasçı gösterilmesi, miras paylarının yanlış hesaplanması, bir mirasçının gizlenmesi). İddialar her türlü delille ispatlanabilir; tanık beyanları, nüfus kayıtları, vasiyetname gibi belgeler kullanılabilir. Davacı, iddialarını ve taleplerini içeren bir dava dilekçesiyle mahkemeye başvurur. Dilekçede, iptal edilmek istenen mirasçılık belgesinin yanı sıra yeni ve doğru bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi de talep edilebilir. Aşağıdaki durumların varlığı halinde iptal davası açılır;
- Mirasçıların eksik veya fazla gösterilmesi,
- Miras paylarının hatalı hesaplanması,
- Mirasçı olmayan bir kişinin mirasçı olarak yazılması,
- Nüfus kayıtlarındaki hatalar veya sahtecilik,
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufu (vasiyetname gibi) sonradan ortaya çıkarsa,
- Daha önce alınan mirasçılık belgeleri arasında çelişki bulunması.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Belgesinin Hukuki Niteliği ve İçeriği
Mirasçılık belgesi, TMK madde 7 anlamında resmi bir belgedir. Mirasçılık sıfatının varlığına karine oluşturur. Yani mirasçıların, gerçekten mirasçı olduklarına ilişkin bir ön kabul mahiyetindedir. Ancak belirtilmelidir ki mirasçılık belgesinde yer alan hususların aksi her zaman ispat edilebilir ve aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir.
Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesi yani veraset ilamı, kişinin mirasçı olup olmadığını gösteren bir belgedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği mirasçılık belgesi verilmesi işlemi çekişmesiz yargı faaliyeti olarak kabul edilmiştir. Noterler ve sulh hukuk hâkimleri tarafından düzenlenen mirasçılık belgesi üzerinde tahrifat yapıldığının tespiti halinde fiil resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır.
Mirasçılık belgesinde;
- Ölen kişinin bilinen tüm mirasçıları,
- Her bir mirasçının miras payı,
- “Aksi sabit oluncaya kadar” ibaresi yazılı olmak zorundadır.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Talep Edecek Kişiler
Miras bırakanın yasal mirasçısı olduklarını iddia ve ispat edenlere mirasçılık belgesi verilir. Türk Medeni Kanunu madde 598’ e göre; mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunan kimseye, suşh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Bu belge tıpkı mirasçılık belgesi gibi sahibine mirasta hak iddia etme, işlem yapma vs yetkisi verir. Mirasçılık belgesini;
- Kan bağı ile bağlı olan mirasçı,
- Murisin eşi,
- Muris tarafından atanmış mirasçı,
- Murisin evlatlığı,
- Vasiyet alacaklısı,
- Mirasçılık sıfatını kaybedenler,
- Mirasbırakanın veya Mirasçının Alacaklıları,
- Mirasçının bulunmadığı durumlarda ise hazine,
- Mahkemece yetki verilen üçüncü kişilerin, talep etme hakkı vardır.
Muhtelif nedenler dolayısıyla hukuki yararlarının bulunduğunu ileri sürerek;
- Mirası reddeden,
- Mirastan ıskat olan,
- Mirastan feragat eden kişiler de mirasçılık belgesi verilmesi isteminde bulunabilirler.
Her ne kadar mirası ret etmekle, terekenden yararlanma hakkını yitirmiş ise de, miras bırakılan kan ve sıhriyet ilişkileri devam etmektedir. Çünkü veraset belgesi her zaman terekeye sahip çıkmak amacıyla alınmaz. Mirastan ıskat olunan veya mahrum bulunan yahut mirastan feragat etmiş olan veyahut mirası reddeden kimselerin veraset isteme hakları yoktur. Çünkü bunların mirasçılık hak ve sıfatları yoktur. Buna karşılık kısmi ıskat ve kısmi feragat veya kısmi ret halinde söz konusu kişi mirasçılık sıfatını tamamen yitirmemiş olduğundan veraset belgesi isteyebilir.
Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mirasçılık belgesini verilmesine dair davalarda, hem Türk Medeni Kanunu 598. Madde hem de Hukuk Muhakemeleri Kanunu 383. Madde uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Kadastro Kanunu madde 25 uyarınca da Kadastro Mahkemelerinin mirasçılık belgesi verebileceği öngörülmüştür. Anılan belge kadastro ile ilgili mirasçılığa ait oluşan çekişmeyi çözmek amacıyla istem halinde mirasçılık belgesi verilmesi zorunludur.
Mirasçılık belgesinin verilmesi davası, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili olmakla beraber ayrıca mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir denmiştir. Çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığından, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Noterler de mirasçılık belgesi vermeye yetkili kılınmışlardır. Fakat mirasçılık belgesinin verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının belge verilmesi konusunda yeterli olmaması, mirasçılık belgesinin yabancı kişiler tarafından talep edilmesi durumlarında noterler mirasçılık belgesi veremezler.
Mirasçılık Belgesi Verilmesi (Veraset İlamı) Davasında Yargılama Usulü
Mirasçılık belgesi verilmesi davası genelde hasımsız açılır. Hasımla açılması da mümkündür. Çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı için ise Sulh Hukuk Mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür. Resen araştırma ilkesi geçerlidir. Bunun yanında, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesine ilişkin dava ise, çekişmeli yargı türü kapsamındadır. Davaya, koşulların bulunması halimde asli veya feri müdahale şeklinde katılmak da mümkündür.
Kişinin vefatı sonrasında tüm mirasçıları ve bu mirasçıların miras üzerindeki oranlarını gösteren belgeye mirasçılık belgesi (veraset ilamı) denir. Halk arasında veraset ilamı olarak bilinir. Mirasçılık belgesine ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 598’de düzenlenmiştir.
Veraset ilamı olarak da bilinen mirasçılık belgesi; miras bırakanın vefatı sonrasında çıkartılan ve mirasçıların kim olduğu ve hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren bir belgedir. Mirasçılık belgesinin çıkartılması, Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilebileceği gibi Noterden de istenebilir. Fakat nüfus kayıtlarına muğlaklık ve hatalı olması yahut soy bağının tespitinde netlik olmaması gibi durumlarda noter üzerinden veraset ilamı alınması mümkün değildir. Talep edilen bu belge resmi bir belge olmakla birlikte içeriğinde yer alan bilgilerin doğru olmadığından bahisle iptali talep edilebilir. İptal davasında görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Son olarak belirtilmelidir ki; veraset ilamının talep edilmesi herhangi bir süre şartına bağlanmamıştır. Yani ölümün gerçekleşmesinin ve bu durumun nüfus kayıtlarına geçirilmesinin ardından her zaman veraset ilamı talep edilebilecektir.

Noterden Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?
Mirasçılık belgesi belirli şartların varlığı halinde noterler tarafından verilebilmektedir. Mirasçılık belgesi Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile kurulan entegrasyonla birlikte 1.10.2011 tarihinden itibaren noterler tarafından da verilebilmektedir. Noterden mirasçılık belgesi alınabilmesi için aşağıdaki belgeler gerekmektedir. Bunlar;
- T.C. Kimlik Numarası yazılı olan kimlik belgesi,
- Temsilen başvuru yapılıyor ise Vekaletname ya da Mahkeme Kararı, Miras Bırakan kişiye ait T.C. Kimlik Numarası, (eğer bu bilgiye erişemiyorsanız noterlikte tespit edilecektir.)
- Noterlikte size verilecek olan başvuru formunu doldurunuz ve imzalayınız,
Mirasçılık Belgesi sistem tarafından yaklaşık üç dakika içerisinde hazırlanacaktır. Hazırlanan Mirasçılık Belgesi Noter tarafından doğrulanacaktır. Size ya da yakınınıza ait Nüfus kayıtlarında bir eksiklik tespit edilir ise Noter size bilgi vererek Nüfus Müdürlüğüne yönlendirecektir. Nüfus kayıtları düzeltildikten sonra tekrar noterliğe başvurabilirsiniz.
Ancak aşağıdaki hallerin varlığı halinde noterden mirasçılık belgesi verilemeyecektir. Bunlar ise;
- Miras Bırakan ile Mirasçılık Belgesi talep eden kişinin:
- Soybağının tespit edilememesi,
- Soybağının olması ancak yasal Mirasçısı olmaması,
- Miras Bırakan kişinin:
- Vasiyetnamesi bulunması,
- 04/04/1926 tarihinden önce vefat etmiş olması,
- 23/11/1990 tarihinden önce vefat etmiş ve eşinin sağ olması,
- Miras Bırakan kişinin ya da mirasçılardan herhangi birinin:
- Mirasçılarından herhangi biri ile aynı gün vefat etmiş olması,
- ‘GAİP’ olması,
- Evlatlık olması,
- Vatandaşlıktan çıkarılmış ya da birden çok vatandaşlığa sahip olması,
Noterlik Kanunu gereği mirasçılık belgesi verilmesine engel bir durum tespit edildiğinde; Noter, size gerekçeyi içeren “Red Belgesi” vererek Sulh Hukuk Mahkemesine yönlendirecektir.
Mirasçılık Belgesinde Dikkat Edilecekler
Mirasçı ehliyetine sahip olmak için hak ehliyetine sahip olmak ve sağ olmak şarttır. Mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkes mirasçı olabileceği gibi, vasiyet alacaklısı da olabilir. Mirasçılık belgesi terekede mirasçılık sıfatı bulunan ve hak iddiasında olan kişilere verileceği için her şeyden önce mirasçı olabilmek için murisin ölüm anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır. Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır.
Çekişmesiz yargıya tabi olan mirasçılık belgesi verilmesi davalarında resen araştırma ilkesi hâkim olduğundan mirasçılar tarafından açılan bu tür davalarda davacı taraf, sadece miras bırakanın var olduğunu, öldüğünü, kendisinin soy bağı olduğunu, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçı olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Mirasçılık belgesinde tüm mirasçıların paylarının açıkça gösterilmesi zorunludur. Açıkta pay bırakılmaz. Miras payların hesabında paydanın bütün paylara bölünecek şekilde hesaplanması gerekir. Uygulamada mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda yerel mahkemelerin aşağıda değinilen hususlara önem verilmektedir;
- Nüfus kaydı: Miras bırakanın ölüm şerhini havi nüfus kaydına itibar edilerek veraset belgesi verilmesi kuraldır. Nüfus kaydına aykırı biçimde mirasçılık belgesi verilemez.
- Ölüm tarihinin önemi: Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Bu sebeple ölüm tarihine dikkat edilmelidir.
- Yabancı kişinin mirasçılığı: Mirasçı olan yabancı uyruklu kişi yönüyle mirasa konu malın türüne göre düzenleme söz konusudur. Türkiye’ deki taşınmaz mallar için Türk hukuku uygulanmaktadır. Diğer para ve taşınır mal yönüyle yabancı mirasçıya engel getirilmemiştir. Taşınmazların tabancı uyruklu bir mirasçı tarafından kazanılabilmesi için, ölüm tarihinde murisin ülkesi ile Türkiye arasında karşılıklılık şartının var olması aranır. Yabancı uyruklu birinin ölümü üzerine Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi verilmesi talep edilebilir. Noterlerden istenmez. Mirasçılık belgesi verilirken muris yabancının milli hukukunu mahkeme dikkate alır.
- Evliliğin iptal davasının varlığı: Evlilik akdinin kurulduğu anda iyi niyetli olmayan davalı kişi, mirasçı olamaz. TMK 159 uyarınca evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan el, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.
- Boşanma kararı kesinleşmeden eş ölmesinin sağ kalan eşin mirasçılığına etkisi: Kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren boşanan eşler birbirinin mirasçısı olamazlar. İstisna olarak TMK madde 181/2 hükmü uyarınca ölüm halinde mirasçıların davayı devam ettirmeleri ve davalı eşin kusurlu bulunması halinde, sağ kalan elin mirasçılık sıfatı kalmayacaktır.
- Yurttaşlıktan çıkarma: 403 sayılı TVK hükümlerine göre Türk vatandaşlığından çıkarılan kişiler yabancı statüsüne girmiş sayılırlar. Vatandaşlıktan çıkarılan kişinin miras payı diğer mirasçılara kalır. Doğrudan devlete kalmaz.
- Ana rahmine düşen cenin: TMK madde 582’ ye göre, cenin sağ doğmak şartıyla mirasçı olur. Ölü doğan çocuk mirasçı olamaz.
- İleride doğacak çocuk: Mirasın açıldığı anda henüz var olmayan bir kimseye art mirasçı veya vasiyet alacaklısı olarak, tereke veya tereke malı bırakılabilir.
- Gaiplik: TMK’ nın 584-588 hükümleri açıktır.
- Hazine: TMK madde 501 hükmü uyarınca mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası devlete geçer denmektedir. Bu hükmün iki istisnası vardır. Biri 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesi hükmüne göre öngörülen koşulların varlığı halinde vakıflar; ikincisi 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu madde 28 hükmüne göre kuruma bağlı kuruluşlarda bakım ve gözetim altında tutulan kişinin mirasçısı yoksa ölümü halinde mirası sosyal kuruma geçer.
Mirasçılık Belgesinin Sağladığı Yararlar
Mirasçılık belgesini alan kişi mirasçı olma sıfat ve ehliyetini resmen kazanmış olması nedeniyle bu belgeden aşağıdaki gibi yararlar sağlar;
- Mirasçılık belgesi, miras bırakandan mirasçılara intikal eden tereke ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli olan ve ilgili mercie sunulan belgedir.
- Mirasçılık belgesi miras bırakanla mirasçılar arasındaki soy ilişkisini gösterir.
- Terekenin mirasçılara intikalini sağlayıcı bir fonksiyona sahiptir.
- Tereke borçlularından tereke alacağını istemek, tapuda taşınmazın kendi payına özgü tescil işlemlerini yaptırmak, intikal eden taşınmazlara ait vergi ve beyannameleri ödemek ya da kuruma vermek,
- Tereke ile ilgili tüm miras davalarında taraf ehliyetine sahip olmak,
- İntikal eden banka mevduatındaki paraları çekebilmek gibi işlemlerin yapılmasını sağlar.





